Solingen Faciâsı’nın Acısını, Ancak Federal Almanya’nın Irkçılıkla Kararlı Mücadelesi Unutturabilir!

MAZLUMDER Genel Başkan Ahmet Faruk ÜNSAL, 29 Mayıs 1993 tarihinde Almanya’nın Solingen şehrinde gerçekleştirilen ırkçı saldırının yıldönümü nedeniyle aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır.

 

Solingen Faciâsı’nın Acısını, Ancak Federal Almanya’nın Irkçılıkla Kararlı Mücadelesi Unutturabilir!

29 Mayıs 1993 tarihinde Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (NRW) eyaletinin başkenti Düsseldorf’a bağlı Solingen kentinde gerçekleştirilen korkunç ırkçı saldırının 20. yıldönümündeyiz.

Irkçı Neo – Nazilerin kundakladığı evde 5 Türkiyeli hayatlarını kaybetmişti. Henüz gençlik ve çocukluk çağlarında ırkçılığın kurbanı olan Gürsün İnce (27), Hatice Genç (18), Gülistan Öztürk (12), Hülya Genç (9) ve Saime Genç (4)’in acısını 20 yıldır yüreğimizin en derinliklerinde hüzünle taşıyoruz.

Solingen faciâsının 20. yıldönümünde, her yıl olduğu gibi, yine saldırı mahalinde devlet ve belediye eliyle çeşitli anma törenleri düzenleniyor, saldırının kurbanları acıyla yâd ediliyor. Bunlar elbette ki “acıyı paylaşmak” açısından anlamlıdır ve Almanya'daki ırkçı saldırılar sonucu hayatını kaybedenlerin, yakınlarının ve göçmenlerin acısına bir nebze de olsa ortak olma gayreti olarak değerlendirilmelidir.

MAZLUMDER olarak açıkça ifade ediyoruz ki; bu acıyı ancak ve ancak Federal Almanya Cumhuriyeti devletinin yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve Neo – Nazi terörüne karşı ciddî ve kararlı bir şekilde mücadele etmesi, bir nebze hafifletebilir. Alman devleti yükselen ırkçılık ve Neo – Nazi tehdidini ciddîye almadığı ve üzerine kararlılıkla gitmediği müddetçe; yapılacak her türlü anma etkinliği ve kınama mesajları hiçbir anlam ifade etmeyecektir.

Öte yandan, aşırı sağcı NSU örgütünün “Alman derin devleti” ile ilişkisi, bu yönde medya organları kanalıyla kamuoyuna yansıyan bilgi, yorum ve spekülasyonlar, ırkçılıkla mücadele noktasındaki beklentilerin karşılık bulmaması; insan hakları savunucularını ümitsizliğe ve karamsarlığa sevketmektedir.

Irkçılık ve yabancı düşmanlığının, etnik ve dînî nefretin, toplumların başına nasıl büyük musibet ve felâketler açtığını, ne tür sosyo – siyasal yıkımlara sebebiyet verdiğini en iyi Almanya’nın bilmesi gerektiğini Almanya’ya bir defa daha hatırlatmak istiyoruz.

Geçmiş, her ülke ve toplum için birer ibret ve ders niteliğindedir. Geçmişten ders almasını bilmeyen ülke ve toplumlar, benzer felâketlerle ve yıkımlarla tekrardan karşılaşırlar ve onlar için “tarih, tekerrürden ibaret” hale gelir. Bu bağlamda Almanya bunun en somut örnekliğini teşkil etmektedir.

"Kim olursa olsun zalime karşı, mazlumdan yana" ilkesiyle hareket eden MAZLUMDER olarak, faşizmi ve zûlüm üreten mekanizmaları bir “fikir” değil “suç” olarak görürüz. Etnik faşizme de coğrafî faşizme de, dînî ve mezhebî faşizme de karşıyız. Karşı olmakla yetinmiyor, elele verip onlara “DUR” dememiz gerektiğini her platformda yüksek sesle dile getirdik / getiriyoruz. Faşizmin dîni, mezhebî, ırkı ve etnik kökeni olmaz; faşizm faşizmdir.

Almanya’da yaşanan Solingen vb. faciâlar, yabancılara yönelik sözlü ve fiilî saldırılar, kundaklamalar, hususen son 10 yıldır Almanya gündemini işgal eden “dönerci cinayetleri”olarak bilinen, arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılmasını bekleyen suikastler zinciri bu bağlamda değerlendirilmesi ve ciddîyetle ele alınması gereken toplumsal ve siyasal olaylardır.

Solingen faciâsının 20. sene-i devriyesinde kurbanların âzîz hatırâsını acıyla ve hüzünle yâd ederken, benzer faciâların bir daha asla yaşanmaması ve ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobia’nın Almanya’nın gündeminden ve Almanya’nın bir gerçeği olmaktan tamamen çıkması için, Alman devletinin tehlikeyi ciddiye alıp daha kararlı bir mücade göstermesi gerektiğinin altını çizerek vurguluyoruz.

Türkiye veya başka bir ülkede meydana gelen ırkçı, ayrımcı ve yabancı düşmanlığı motifli eylemlerin izahında, Almanya'daki Neo-Nazi terörünü hafife alacak türden karşılaştırmalı söylemlerden kaçınılmalıdır. Bu söylem son derece tehlikeli bir söylemdir.

Irkçılık, faşizm, şovenizm, yabancı düşmanlığı, etnik ve mezhebî nefret gibi toplumların başına musallat olmuş musibetler sadece almanyanın değil, dünyanın pek çok ülkesinin gerçeğidir. Bu musibetleri ortadan kaldırmanın ve onlardan kurtulmanın yolu da, içselleştirmek değil, topyekün mücadeledir.

                                                                                             Ahmet Faruk ÜNSAL

                                                                                       MAZLUMDER Genel Başkanı

 

 

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2013-05-27
Okunma Sayısı : 1833
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: mazlumder[a]gmail.com | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 5587275