Sivas'ı Bir Daha Yaşamamak için 2 Temmuz Yargılamaları Yenilenmelidir!

 Sivas katliamının yıl dönümü dolayısıyla MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL 2 Temmuz 2013 tarihinde, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği Sivas yargılamalarının yeniden yapılması çağrısında bulundu.

 

Sivas'ı Bir Daha Yaşamamak için 2 Temmuz Yargılamaları Yenilenmelidir!

2 Temmuz, 1993 yılında Sivas Madımak Oteli'ne sıkışmış insanların yanarak, dumandan boğularak ve kurşunlanarak hayatlarını kaybedişinin ölüm yıldönümüdür. Katliamda yaşamını yitirenler başta olmak üzere, tüm mağdur yakınlarının acılarını, yıldönümü vesilesiyle paylaşıyoruz. Bir daha böylesi utanılacak acılar yaşansın istemiyoruz.

37 canın yaşamını yitirmesine neden olan Sivas katliamının faillerini, azmettiricilerini, inançlara hakaret ederek kitleleri provoke edenleri, kontrolsüz öfkeleriyle ve ihmalleriyle  katliama yardım edenleri ve ilk bakışta edinmemiz istenen izlenimi olayların gerçek yüzünü aydınlatacak dikkate kurban eden yargıyı tarihin ve insanlığın şaşmaz terazisine havale ediyoruz.

Sivas katliamı, herkesin en temel hakkı olan ve kimse tarafından sorgulanmaması gereken din ve mezhep farklılıklarına tahammül konusunda kırılganlığımızı gösterdiği kadar bu farklılıkları çatıştırarak hakemlik(!) ve kurtarıcılık(!) yapan böylece iktidar tesis eden acımasız ve fırsatçı devlet anlayışına da işaret etmektedir. Bu açıdan, katliamının görünen failleri ötekileştirici söylem etkisinde şiddete meyilli hale getirilmiş bireyler ve toplumsal kesimler iken görünmeyen faili ise çoğulculuğa, hak ve özgürlüklere saygı duymayıp iktidarını tesis için araçsallaştıran devlettir.

  Sivas katliamı yeniden ele alınmalı ve yargılama yenilenmelidir. Yargılamanın yenilenmesi hem en temel insan haklarından olan adil yargılanma ilkesi açıkça çiğnendiği için gereklidir, hem de bir Cumhuriyet klasiği haline gelmiş olan korku istismarcılığı üzerinden kitleleri şekillendirme ve yönetme pratikleriyle, yani Menemen’den başlayarak, Maraş’a, Çorum’a, Gazi Mahallesi’ne, 28 Şubat’ın yollarına taş döşeyen laik aydınların katledilmesine, 28 Şubat’ın kendisine ve oradan Ergenekon’a, Balyoz’a kadar uzanan kirli devlet anlayışıyla hesaplaşmak için gereklidir. Eski devlet alışkanlıklarıyla hesaplaşmadan, farklılıkları, hak ve özgürlükleri barış içerisinde yaşatacak yeni Türkiye’nin kurulması mümkün değildir.

MAZLUMDER Hukuk Komitesi, Sivas yargılamalarını Adil Yargılanma Hakkı bakımından detaylı bir incelemeye tabi tutmuş ve gerek soruşturma, gerek kovuşturma gerekse de temyiz aşamasında bu hakkın ağır bir şekilde ihlal edildiği kanaatine varmıştır:

Soruşturma Aşamasında:

 Adil yargılamanın ön koşulu, “olayın (gerçek) faillerinin tespiti” ve gerçek (doğru) kişilerin yargılanması olup, 

           Yakalama ve gözaltı işlemleri ile düzenlenen tutanaklar, bu kişilerin, olayın failleri olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığından, gerçek faillerin yakalanamadığı, yargılananların olayla ilgisi kesin olarak saptanamadığından,   (OLAYLA İLGİLERİ KESİNLEŞMİŞ OLMAYAN KİŞİLER YARGILANDIĞINDAN)    gözaltına alınan şüphelilere, ne ile suçlandığı, avukat tutma hakkından yararlanabileceği, delil sunma hakkı olduğu bildirilmediğinden,

          Gözaltına alınanlardan, reşit olmayan 11 şüpheli için müdafi tayini zorunlu olduğu halde, müdafi tayin edilmediğinden,

          Otel içinde silahla öldürülen 2 otel çalışanı ile gösteriye katılanlardan 2 kişinin silahlı öldürülmesi olayı, araştırma/inceleme soruşturma konusu dahi yapılmadan, tam 4 cinayet soruşturma ve dava kapsamı dışında bırakılmış olduğundan,

adil yargılama hakkı ihlal edilmiştir.

 

Kovuşturma Aşamasında:

2 Temmuz 1993 tarihindeki olaylarla ilgili olarak, üç ayrı mahkemede, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu'na muhalefet, birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 7/1 maddesine muhalefet iddiasıyla dava açıldığı halde,

          Önce, bu davaların, güvenlik gerekçesiyle, Yargıtay Nöbetçi Ceza Dairesi kararıyla, kanunla tayin edilen mahkemelerden başka bir mahkemeye (Ankara’ya) nakli, (ÖZEL OLARAK SEÇİLEN BİR YARGILAMA YAPILMASI),

          Yargılamanın, tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme eliyle yapılması, (ÖZEL BİR MAHKEMEDE YARGILAMA YAPILMASI) “tabii hakim” ilkesinin ihlali niteliğinde olduğundan,

           Yargılamanın herkes tarafından hiçbir engel olmaksızın izlenmesi, (gözlem yapması) “aleniyet ilkesinin” gereği olduğu halde, Kanunla (önceden) belirlenen mahkemenin yerinin değiştirilmesiyle, sanık yakınlarının davayı izlemeleri zorlaştırılmış olduğundan, pek çok sanık yönünden, “aleniyet” ilkesinin ihlali niteliğinde olduğundan,

           Bu davaların, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesine, Ankara Asliye Ceza Mahkemesine, Ankara Ağır Ceza Mahkemesine naklinden sonra, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı ve 6 savcının “Düşünce Örneği” isimli bir bildiri hazırlayarak, davaların görüldüğü mahkemelere göndermesi, (YARGILAMAYI ETKİLEMESİ) “yargı bağımsızlığının” ihlali niteliğinde olduğundan,

          Ankara Devlet Güvenlik mahkemesi savcılarının, hazırladıkları bildiriyi (Düşünce Örneği’ni) yargılamayı yapan mahkemelere göndermesinden sonra, mahkemelerin görevsizlik kararı vererek Ankara Devlet Güvenlik mahkemesine göndermesi, yargılamaya açık bir müdahale niteliğinde olduğundan, yargı bağımsızlığının ihlali niteliğinde olduğundan,

          Kanunen görevli ve yetkili mahkemelerin görevsizlik kararı vermesinden sonra, dava dosyalarının gönderildiği Ankara Devlet Güvenlik mahkemesi, görev konusunun kanunla tayin edildiği ve başka mahkemelerin görevlerine giren suçlarla ilgili yargılama yapamayacağını belirterek görevsizlik kararı vermesinden sonra, Yargıtay’ın Ankara DGM’nin görevli olduğuna ilişkin karar vermesi, (YARGILAMANIN, YETKİSİ OLMAYAN BİR MAHKEMEDE YAPILMASI) “tabi hakim” ilkesinin ihlali niteliğinde olduğundan,

          Kovuşturma sonunda, teşhis tutanaklarındaki belirsizlikler, zabıtları imzalayan kamu tanıklarının, farklı aşamalardaki farklı ifadeleri, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince sanık lehine yorumlanması gerektiği halde, sanık aleyhine yorumlandığından,

          Mahkeme, sanıklara, TCK 146.maddeyi uyguladığı halde, sanıkların, 3419 sayılı yasa kapsamında başvurularını reddetmek ve TCK 146.müaddeyi uygulamak suretiyle, kendi içerisinde çelişkiye düştüğünden,

 adil yargılama hakkı ihlal edilmiştir.   

Temyiz Aşamasında: 

Sanık vekilleri, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz ettikleri halde, temyiz mahkemesinin, bu ihlalleri tespit ederek, yerel mahkemeye göndermesi gerekirken;

           Dava konusu fiilleri, somut olayla bağdaşmayan ve olaya uygun olmayan, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” olarak nitelemesi ve yerel mahkeme kararını, sanıklar aleyhine bozması, ve yerel mahkemenin de (Ceza Genel Kurulu kararı nedeniyle zorunlu olarak) buna uymasıyla, (SANIKLAR, SOMUT OLAYA UYGUN OLMAYAN, BAŞKA SUÇLARA İLİŞKİN MADDELERLE CEZALANDIRILMIŞ OLDUĞUNDAN) “yargı bağımsızlığı” ihlal edilmiş olduğundan,

          Yargıtay’ın yerel mahkeme kararını (suçun vasfı yönünden) bozmasından sonra, karar veren hakimlerin başka görevlere tayini (Yargıtay’a seçilse bile) “tabii hakim” ilkesinin ihlali niteliğinde olduğundan, ve bu üyelerin yerine yeni atanan hakimlerin, Yargıtay’ın bozma taleplerine uyarak, Anayasal Düzeni ortadan kaldırma suçuna göre karar vermesi, “yargıya talimat” niteliğinde olduğundan,

          2 Temmuz 1993 tarihinde başlayan dava, (olaydan tam 18 ay sonra) 26.12.1994 tarihinde karara bağlandığı halde, yargılama sürecinin, defalarca hüküm/bozma kararlarıyla, yirmi yıla kadar uzaması, makul yargılama süresinin aşılması niteliğinde olduğundan, 

adil yargılama hakkı ihlal edilmiştir. 

Gerçek failleri ve azmettiricileri açığa çıkarmak, yargılananlar bakımından Adil Yargılanma Hakkı’nın gereğini yerine getirmek, mağdurlar ve toplum bakımından da adalet ihtiyacını karşılamak, toplumsal hastalıklarımızla ve eski devlet anlayışıyla yüzleşmek ve bir daha asla yaşamamak için acilen yargılamanın yeniden yapılması gerekmektedir.

 

Ahmet Faruk ÜNSAL

MAZLUMDER Genel Başkanı

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2013-07-02
Okunma Sayısı : 2144
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: mazlumder[a]gmail.com | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 5587275