"Kürt Sorunu" ve "Başörtüsü Sorunu" Konusunda MAZLUMDER Görüşleri
-Toplumu, her hangi bir etnik çağrışımı olmayan özgür ve eşit yurttaşlardan oluşmuş gönüllü bir birliktelik olarak tanımlayan sivil bir anayasa-
Kürt Sorununun çözümü için atılması gereken pek çok adım olduğuna kuşku yoktur. Detaya indikçe uzaması mümkün olan ve pek çok platformda ve değişik siyasi görüşlere sahip çevrelerce ortaklaşa dile getirilmiş olan bu adımların başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:
-Silahların karşılıklı olarak susturulması,
-Sivil, Eşitlikçi ve İnsan Haklarına dayalı bir anayasa hazırlanması,
-Bölgeye yönelik sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik ve psikolojik bir rehabilitasyon planı hazırlanması,
-Yerel yönetimleri güçlendiren yeni bir reform yapılması,
-Kürtlere kendi anadillerinde eğitim ve öğretim hakkı tanınması ve anadilin kamusal alanda kullanılması,
-Yerleşim merkezlerinden ve yöre isimlerinden değiştirilmiş olanlarının eski haline iade edilmesi,
-Eğitimin ve Öğretimin ayrımcılık ve etnik vurgulardan arındırılması,
-Silahlı yönteme başvuranlar dâhil Kürt Sorununun çözümü için mücadele edenlerin bir süreç içinde normal yaşamlarına dönmelerinin sağlanması,
- Yurt dışına çıkmak zorunda bırakılan Kürtlerin dönüşünün bir takvim içinde mümkün kılınması,
-Koruculuğun tamamen kaldırılması, Köye dönüşün önündeki tüm hukuki ve fiili engellerin kaldırılması,
-Siyasi Partiler Yasasındaki örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayan (barajlar, baskılar ve benzeri nedenlerle yaşanan) siyasal temsil sorununa adil bir çözüm bulunması,
- Basın, yayın ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması,
Çözüm için ortak bir iradenin gelişmeye başladığı bugünlerde, birçok kez yaşandığı gibi, sürecin karanlık odaklarca akamete uğratılması ihtimalini bertaraf etmek gerekir. Bunun için öncelikle; "toplumu, her hangi bir etnik çağrışımı olmayan özgür ve eşit yurttaşlardan oluşmuş bir birliktelik olarak tanımlayan" sivil bir anayasa yapılmalıdır.
Öte yandan, Türkiye Toplumunun büyük çoğunluğunun talebi haline gelen ve toplumsal barışın tesisinde engel teşkil eden "Başörtüsü Sorunu"nun çözümü de öncelikli ve acil bir konu olarak ele alınmayı gerektirmektedir. Başörtüsü konusunda toplum kesimlerin ve onların siyasal temsilcilerinin çözüm yönünde beliren iradelerinin yasal düzenlemeye dönüştürülmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Böylelikle en temel haklardan olan inanç ve ifade özgürlüğünü kullanan insanlar eğitim ve iş hayatında engellenmemiş olacaktır.
MAZLUMDER Genel Yönetim Kurulu
