28 Aralık 2011 Tarihinde TSK’ya bağlı F-16 savaş uçakları tarafından bombalanarak katledilen 34 sivilin ailleri katliamın üzerinden altı ay geçmiş olmasına rağmen sorumluların bulunamamış olmasını protesto etmek amacıyla Roboski Köyünde gerçekleştirdikleri eylemde askerlerin sert müdahalelerine maruz kaldılar.Bunun üzerine Roboskî'ye Adalet Standında basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması Hasan ORTAÇ tarafından okundu.
BASIN AÇIKLAMASI
28 Haziran 2012 tarihinde katliamın 6. ayı olması nedeni ile Roboski köyünde bir eylem gerçekleştirmek isteyen köylüler, askerlerin sert müdahalesine maruz kalmış, üzerlerine tazyikli su sıkılmıştır.
28 Aralık 2011 gecesi, devlete ait savaş uçaklarınca bombalanarak katledilen 19’u çocuk, 34 sivil insanın yakınlarının adalet taleplerine bu şekilde karşılık verilmesi vicdanlarımızı bir kez daha derinden yaralamıştır.
Katliamın gerçekleştiği tarihten itibaren geçen 184 günlük süre içerisinde her fırsatta adalet taleplerini dillendiren Roboski köylüleri, bu talepleri doğrultusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giderek parti temsilcileri ile görüşmüş, Cumhurbaşkanı’ndan randevu talebinde bulunmuşlardır.
Katliamın ilk günlerinde Başbakan, bu katliamın “ Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmayacağını” ifade etmesine rağmen, aradan geçen 184 günlük süre içerisinde faillerin ortaya çıkarılmasına ilişkin somut bir gelişme olmamış, bu süre içerisinde hiç kimse açığa alınmamış ve yargılama henüz başlamamıştır. Yine bu süre içerisinde gerek kaymakamı darp ettiği iddiasıyla köydeki insanların “kasten adam öldürmeye teşebbüsten” gözaltına alınmaları ve tutuklanmaları, gerekse de yetkililerin katledilenlere yönelik suçlayıcı açıklamaları adeta köydeki katliamı devam ettirmiş, adaletin gerçekleşmesine yönelik umutlarımızı gittikçe zayıflatmaktadır.
184 gündür emir komuta zinciri içerisinde meydana gelmiş bu katliamın faillerinin hala bulunamamış olması kabul edilemez bir durumdur.
Soruşturmalar ve yargılamalar tamamlanıncaya kadar katliamın askeri ve siyasi sorumluları açığa alınmalı, Kaymakamı darp iddiasıyla tutuklananlar serbest bırakılarak, yargılamalar tutuksuz devam etmeli, Roboski köyü üzerindeki tehditler ve baskılar kaldırılmalıdır.
Katliamın gerçekleştiği günden itibaren bu konuyu gündeminden hiç düşürmeyen bir insan hakları örgütü olarak, Roboski Katliamı’nın aydınlatılmadığı takdirde toplumun vicdanlarında onarılmaz yaralar açılacağını düşünüyoruz.
Son olarak şunun bilinmesini istiyoruz; katliamın üzerini örtmeye neden olabilecek hiçbir suni gündeme kapılmaksızın bıkmadan, usanmadan “yatıp kalkıp Uludere” diyerek, “ROBOSKİ’YE ADALET GELENE KADAR” sormaya devam edeceğiz; BOMBALAMA EMRİNİ KİM VERDİ?!
MAZLUMDER Basın Bürosu