Erdoğan'la biraraya gelen sivil toplum temsilcileri, Başbakan'dan daha önce sözünü ettiği ekonomik projelerin yanı sıra siyasi açılımların da devreye sokulmasını talep etti. Talepleri dinleyen Başbakan, 2005'te "Kürt sorunu benim sorunumdur" dediği konuşmaya sahip çıktı ve talepleri dikkate alarak siyasi açılımları başlatacaklarını söyledi. Ayrıntı vermeyen Erdoğan şiddet ortamının siyasi açılımların önünü kestiğini söyledi. STK temsilcilerinin DTP'yle diyaloğa geçilmesi yönündeki talepleriniyse yanıtsız bıraktı
TANRIKULU BU KEZ KATILMADI " Daha önceki görüşmelerde Erdoğan'la gerginlik yaşadığı için toplantıyı terk eden Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu davetli olduğu halde mazeret bildirerek toplantıya katılmadı. İHD ve Tabip Odası başkanları da mazeret bildirerek katılmadı. Üç örgütün birden toplantıya katılmaması 'boykot' olarak değerlendirildi.
DTP İLE DİYALOGA YANIT YOK " Başbakan Erdoğan, sivil toplum temsilcilerini tek tek dinleyerek taleplerini not aldı. STK temsilcileri bölgenin ekonomik ve kalkınma hamlesine ihtiyaç duyduğunu ancak bu taleplerin Kürt sorununun çözümü için yeterli olmadığını vurgulayarak, hükümetin demokratikleşme sürecini devam ettirmesini, AB sürecine hız vermesini istedi. Temsilciler, Başbakan'ın 2005'te Diyarbakır'da yaptığı konuşmaya sahip çıkarak, DTP ile diyalog kurmasını da talep etti.
AYRINTI VERMEDİ " STK temsilcilerinin ardından konuşan Erdoğan, "2005'de Diyarbakır'da yaptığım konuşmanın arkasında duruyorum" dedi ancak DTP ile diyalog çağrısına sessiz kaldı. Erdoğan, Kürt sorununun demokratik yollarla çözümü için bölge halkının beklentilerini de dikkate alarak siyasi açılımları başlatacaklarını belirtirken, bu açılımların neler olduğuna dair Kürtçe televizyon dışında bir ayrıntı vermedi. Erdoğan, şiddet ortamının demokratik açılımları engellediğini de sözlerine ekledi.
VAATLER " Bir saat süren yemekte Erdoğan, satır başlarıyla şu vaatlerde bulundu: "GAP Eylem Planı'nın arkasında duracağız. Bölge Kalkınma Ajansı'nı Diyarbakır'da kurmayı planlıyoruz. Diyarbakır'ın çevre yollarını yapacağız. Yıl sonuna doğru tatminkar bir teşvik politikası açıklayacağız. Demokratik açılımlar ve AB süreci devam edecek. Kürtçe sınırlı yayın yerine TRT'nin bir kanalından Kürtçe yayın yapılacak."
2005 GEZİSİ: "BENİM DE SORUNUM" " Başbakan Erdoğan 2005'te Diyarbakır gezisinde yaptığı konuşmada şunları söylemişti: "İlla 'ad koyalım' diyorsanız, Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur. Bu sebeple 'Kürt sorunu ne olacak?' diyenlere diyorum ki bu ülkenin başbakanı olarak o sorun herkesten önce benim sorunumdur. Biz büyük bir devletiz ve millet olarak bu ülkeyi kuranların bize miras bıraktığı temel prensipler ve cumhuriyet ilkesi, Anayasal düzen dahilinde her sorunu daha çok demokrasi, daha çok vatandaşlık hukuku, daha çok refahla çözeceğiz."