GENELKURMAY BAŞKANI GÖREV ALANINA ÇEKİLMELİDİR
Genelkurmay Başkanlığınca 17 Aralık tarihinde yapılan basın açıklaması halk iradesine yönelik hukuk dışı bir kalkışmadır.
Genelkurmay Başkanlığının eski alışkanlıklarından vazgeçmeyi düşünmediğini gösteren bu açıklama parlamenter demokrasiye ve halk iradesine inanan yurttaşlar tarafından gerektiği gibi değerlendirilecektir.
İnsanların anadilde eğitim ve hizmet alma taleplerini değerlendirmesi gereken kurum siyasi irade, tartışması gereken ise ülke kamuoyudur. Siyasi iradenin kontrolü altındaki bir memurluğun bağlı olduğu iradeyi de hiçe sayarak ve yetki gasp ederek yapmış olduğu bu açıklama hukukun ayaklar altına alınmasıdır.
Öte yandan Türkiye'ye gelen turistler için farklı dilde tabela uygulaması yapabilen bir ülkenin, bu ülkenin kuruluşunda yer alan kurucu irade olan Kürt halkının taleplerini görmezden gelmesi büyük bir çelişkidir.
Muasır medeniyet olarak adlandırılan ve geçilmesi hedef olarak gösterilen ülkelere bakıldığında farklı dillerde eğitim ve hizmet sunulduğu görülmektedir.
İsviçre'de dört farklı dilde, Amerika Birleşik Devletlerinde farklı eyaletlerde birden fazla farklı dilde, İspanya'da ve İngiltere'de farklı dillerde ve benzer Avrupa ve dünya ülkelerinde o ülkede konuşulan farklı dillerde tabelaların düzenlendiği ve farklı dillerde eğitim imkanı sunulduğu bilinen bir gerçektir. Ülkenin çeşitli lise ve üniversitelerinde yabancı dilde eğitim yapılabilirken ve bu durum ulus devlet ideası için tehdit oluşturmazken yerli halkın anadil taleplerinin tehdit olarak algılanması ezberletilmiş bilgi kirliliğinden ibarettir. Kendi halkını düşman görme alışkanlığının devam ettiğini göstermektedir.
Bununla birlikte anayasanın değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek maddelerine atıf yapmak, anayasanın amir hükümlerinden yola çıkarak geçmişteki kötü sonuçlara dair hatırlatmalarda bulunmak, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin taraf olduğuna/olacağına dair tehditler savurmak Başbakanlığa bağlı bir memuriyet makamı olan Genelkurmay Başkanlığı'nın ödevi ve görevi değildir; bağlı bulunduğu makamı hiçe saymaktır, zira Genelkurmay Başkanlığı bağlı olduğu idari amirinden bağımsız olarak devlet politikaları üzerinde tasarruf hakkına sahip değildir. Askeri memurluğun ödev ve görevleri kanunla çerçevelenmiştir; Meclis'in çalışma alanına ilişkin görüş bildirmeleri ve tasarrufta bulunmaları muhtıradır, suçtur.
Neticede Başbakanlığın söz konusu basın açıklamasına ilişkin soruşturma başlatması, parlamenter demokrasi ve halk iradesine karşı suç teşkil eden açıklamalarda bulunulmuş olması nedeniyle sorumluları cezalandırması, söz konusu açıklama Genelkurmay Başkanının onayı ile yayınlanmış ise Genelkurmay Başkanı hakkında gereğini yapması zorunludur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Ahmet Faruk ÜNSAL
MAZLUMDER Genel Başkanı