Son günlerde yeniden kamuoyunun gündemine gelen darbe günlükleri ile ilgili iddiaların aydınlığa kavuşturulması ve iddialar doğru ise sorumluları hakkında soruşturma açılması hukuka olan güvenin daha fazla zedelenmemesi açısından kaçınılmaz bir durumdur. Hukuk devleti anlayışının yerleşmesi ve uluslararası arenada Türkiye'nin , "darbe girişimlerinin cezalandırılamadığı bir ülke" konumundan kurtulabilmesi için etkin bir soruşturma sürecinin işletilmesi acil bir önem taşımaktadır.
Yargılama sürecine yönelik iç hukuk mekanizmaların işletilmesi ve iç hukuk yollarının kullanılabilmesi konusunda taşıdığımız derin kaygılar, konunun AİHM'ne taşınması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.
Konunun taşıdığı hayati önem dolayısı ile kamuoyu ile paylaşıyor ve ilgilileri bir kez daha göreve çağırıyoruz
COUR EUROPEENNE DES DROITS DE L'HOMME
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
Conseil de I'Europe - Council of Europe - Avrupa Konseyi
Strasbourg, France
APPLICATION
BAŞVURU
prêsentêe en application de I'article 34 de la Convention europêenne des Droits de I'Homme,
Ains que des articles 45 et 47 du Rêglement de la Cour
under article 34 of the European Convention on Human Rights
And Rules 45 and 47 of the Rules of Court
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 34. ve Mahkeme iç Tüzüğü'nün
45 ve 47. maddeleri uyarınca sunulmuştur.
IMPORTANT: La Prêdente requête est un document juridique et peut affecter vos droits et obligations.
This Application is a formal legal document end may affect your rights and obligations.
Bu Başvuru hukuki bir belgedir ve hak ve yükümlülüklerinizi etkileyebilir
I LES PARTIES
THE PARTIES
MAZLUMDER (İNSAN HAKLARI VE MAZLUMLAR İÇİN DAYANIŞMA DERNEĞİ)- TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ
A- BAŞVURUCU
MAZLUMDER (İNSAN HAKLARI VE MAZLUMLAR İÇİN DAYANIŞMA DERNEĞİ)
1. Soyadı : 2.Adı :
Cinsiyeti :
3. Milliyeti :T.C 4.Mesleği :
5. Doğum Yeri Ve Tarihi :
6. İkametgahı : Mithatpaşa Caddesi 21/14 ÇANKAYA/ANKARA/TÜRKİYE
7. Tel. :+903124357798
8. Şu anki adresi :6'daki adres
9. Temsilcinin Adı : Emrullah BEYTAR
10. Temsilcinin Mesleği : Avukat
11. Temsilcinin Adresi : Strazburg Caddesi21/9ÇANKAYA/ANKARA/TÜRKİYE
12. Tel : +903122317928- 903122319271
B- YÜKSEK SÖZLEŞMECİ TARAF
13. TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ
II- OLAYLARA İLİŞKİN AÇIKLAMA
14.1. Başvurucu, 1991 yılından beri ulusal ve uluslararası alanda insan hakları alanında çalışmalar yapan, bu alanda uluslararası saygınlığa sahip hükümet dışı bir organizasyon olan İnsan Hakları Ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği(MAZLUMDER)(Ek 1)
14.2. Başvurucu, Nokta dergisinin 29.03.2007 ve 04.04.2007 tarihleri arasında çıkan sayısında 2004 yılında dönemin Jandarma Genel Komutanı M.Şener ERUYGUR, Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim FIRTINA, Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden ÖRNEK'in öncülüğünde ve bazı sivil kişilerle dayanışmaları ile 2004 yılının farklı ay ve günlerinde ve farklı mekânlarda toplanarak "Sarıkız" ve "Ayışığı" kodlu iki darbe ve eylem planı (Ek 2) yaptıkları 2004 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanı olan şüpheli Özden ÖRNEK 'e ait olduğu iddia edilen günlüklerde yola çıkarak günlüklerde ismi geçen kişiler hakkında başvurucu adına dernek Genel Başkan yardımcısı Avukat Emrullah BEYTAR Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na 06.04.2007 suç duyurusunda bulunulmuştur.(Ek 3) Başvurucu adına yapılan şikayet ulusal medyada geniş yer bulmuştur. (Ek 4)
14.2.1 Başvurucu, dergiye konu haberin dayanak gösterdiği günlüğün doğru olması halinde şüphelilerin TCK'nın 309. maddesinde tanımı yapılmış bulunan anayasayı ihlal sucunu işledikleri Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından açıkça anlaşıldığı iddia etmektedir. Zira TCK'nin 309. maddenin 1 fıkrasında cebir ve şiddet kullanarak T.C Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya ve bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenlerin ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası ile cezalandırılacağı kanun koyucu tarafından çok açık ifadelerle amir hüküm haline getirdiğini iddia etmektedir.
14.2.2 Başvurucu, savcılığa sunmuş olduğu şikayet dilekçesinde "Özden ÖRNEK'e ait olduğu iddia edilen günlükteki bilgiler ister gerçek, ister uydurma olsun açık bir şekilde bir darbeden bahsedildiği, anayasal düzenin Silah zoruyla değiştirilmesinde, Demokrasinin ve ekonominin tahrip edilmesinden, hukukun katledilmesinden, siyasetin toplumsal düzenin alt üst olmasından ve vatandaşlarımızın hayat hakkının ortadan kaldırılmasından bahsedildiği iddia ederek Cumhuriyet Savcılığını soruşturma açmaya davet etmiştir.
14.3 Başvurucunun şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Savcılığı 18.07.2007 tarih 2007/406 soruşturma 2007/106 sayılı görevsizlik kararı vererek aynı tarihte dosyayı Genelkurmay Askeri Savcılığına göndermiştir.(Ek 5)
14.4 Başvurucu, demokrasi ve hukuku askıya almak, için darbe planı yapan kişilerin kuvvet komutanları olduğu gerekçesiyle 11.04.2008 tarihinde 5237 sayılı yasanın 257.maddesinde tanımı yapılmış "görevi kötüye kullanmak suçu işledikleri iddiası ile dernek adına Genelkurmay Askeri Savcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.
14.4.1 Başvurucu Genelkurmay Askeri Savcılığına yapmış olduğu suç duyurusu üzerine askeri savcılık 2007/365 sayılı üst yazı ile Genelkurmay Adli Müşavirliğinden her iki dosya hakkında soruşturma izni talep etmiştir. Aradan geçen onaltı aylık süreye rağmen Genelkurmay Adli Müşavirliğin dosya hakkında olumlu veya olumsuz bir düşüncesini askeri savcılığa göndermemiş olduğundan dolayı yaptıkları şikayetlerden bir netice alamadıklarını iddia etmektedir.
14.4.2 Başvurucu dosyanın Genelkurmay Adli Müşavirliğinde bekletilerek soruşturma izninin verilmediğini 06.04.2008 tarihinde bu birimde çalışan hakim binbaşı Bengü hanım adında bir görevliden telefonla öğrenmiştir.
14.4.3 Başvurucu dosyanın incelemeye alınmayarak bekletildiğini telefondan öğrendikten sonra 07.04.2008 tarihinde dernek adına Genelkurmay Adli Müşavirliğine hitaben bir dilekçe yazmış ve bu dilekçesinde dosyanın bir an önce incelemeye alınmasını talep ettiğini söylemektedir.(Ek 6)
14.5 Başvurucu 2007 yılında günlükleri yayınlayan derginin sorumlu yazı işleri müdürü hakkında açılan davanın beraatle sonuçlanması üzerine 08.04.2008 tarihinde yine aynı gerekçelerle ve aynı kişiler hakkında başvurucu adına derneğin Genel Başkan yardımcısı Avukat Emrullah BEYTAR Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na ikinci bir suç duyurusunda bulunmuştur.(Ek 6) Başvurucunun bu suç duyurusuda ulusal medyada geniş yer bulmuştur. (Ek 7)
14.5.1 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 09.04.2008 tarih 2008/240 soruşturma no ve 2008/66 sayılı görevsizlik kararı ile dosyayı Genelkurmay Askeri Savcılığına göndermiştir.(Ek 5)
14.5.2 Başvurucu bu şikayet hakkında da Genelkurmay Adli Müşavirliğin henüz bir işlem yapmadığını iddia etmektedir.
III BAŞVURUCU TARAFINDAN ÖNE SÜRÜLEN SÖZLEŞME VE PROTOKOL İHLALERİ İLE İDDİALARIN DAYANAKLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
15 Başvurucu, A.İ.H.S 'iyle teminat altına alınmış bulunan ;
-Madde 13 de ki "Etkili başvuru hakkı"nın yüksek sözleşmeci devlet tarafından ihlal edildiğini iddia etmektedir.
15.1 Başvurucu, mahkemenin tüketilmesini gerekli gördüğü iç hukuk yollarını "ulaşılabilir" nitelikte ve şikayet bakımından "etkili" olan yol olduğunu iddia etmektedir.
15.1.1 Başvurucu, sözleşmeci devlette bugüne kadar dört defa demokrasi ve hukukun askıya alındığını, demokrasi ve hukuku askıya alan kişiler hakkında herhangi bir yasal işlem yapılamadığını, 1980 darbesini yapan dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan EVREN hakkında iddianame hazırlayan Adana cumhuriyet savcısı Sacit KAYASU'nun görevden alındığı, sözleşmeci devletin halen yürürlükte bulunan anayasasının geçici 15 maddesiyle darbe yapan kişilerin yargılanamayacağı iddiasında bulunmaktadır.
15.2 Başvurucu şikayet tarihinde itibaren onaltı ay geçmiş olmasına rağmen Genelkurmay Adli Müşavirliğince dosyanın henüz işleme girmemiş olması ve neticede Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın henüz soruşturma açmadığını iddia etmektedir..
15.3 Başvurucu, soruşturmanın sorumluların cezalandırılmalarını sağlayacak şekilde etkin olmalıdır ilkesinin ihlal olunduğunu iddia etmektedir. Başvurucu buna (Oğur . Türkiye no 21594/93, § 88, CEDH 1999‑III) tarihli mahkeme kararı delil olarak göstermektedir.
15.4 Başvurucu, yetkili makamlar sonuca etkili olacak delillerin toplanması için gerekli önlemleri almak zorundadırlar. Başvurucu buna (Salman c. Türkiye no 21986/93, § 105, CEDH 2000‑VII) tarihli mahkeme kararını delil olarak göstermektedir.
15.5 Başvurucu, Soruşturmada olayların açıklığa kavuşmasını veya sorumluların cezalandırılmasını önleyecek eksiklikler bulunmamalıdır. Başvurucu buna (Bayrak ve diğerleri Türkiye kararı , no 42771/98, § 50, 12 ocak 2006) tarihli mahkeme kararını delil olarak göstermektedir.
15.6 Başvurucu, Soruşturmanın etkin olmasını çabukluk ve makul bir özen gösterilmesi olarak tanımlamış ve bu tanımlamada (McKerr Birleşik Krallık kararı no 28883/95, § 114, CEDH 2001‑III) tarihli mahkeme kararını delil olarak göstermektedir.
15.7 Başvurucu, yukarda dile getirmiş olduğu mahkemenin farklı kişiler hakkında vermiş olduğu kararlara yüksek sözleşmeci devletin uymadığını, kararlarda belirtilen ilkelerin ihlal edildiğini bundan dolayı sözleşmenin 13. maddesinin sözleşmeci devlet tarafından ihlal edildiğini iddia etmektedir.
ASKERİ MAHKEME, YARGILAMA VE SUÇLAR HAKKINDA GENEL BİLGİ:
(BAĞIMSIZLIK-TARAFSIZLIK VE MAHKEME HAKKI YÖNÜNDEN)
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu
Mahkeme kuruluşu:
Madde 2 - Askeri mahkemeler iki askeri hakim ve bir subay üyeden kurulur. Ancak Genelkurmay Başkanlığı nezdindeki askeri mahkeme, general ve amiralleri yargıladığı zaman üç askeri hakim ile iki general veya amiralden kurulur.
Askeri mahkeme kurulunda bulunanların en kıdemlisi mahkeme başkanlığı görevini yapar." Denilmektedir. Mahkemede askeri hakim olmayan "subay(Generallarde) " Askeri mahkemede karara katılmaktadırlar.
Subay üyelerin Seçimi:
Madde 4 - Subay üyeler ile yedekleri, nezdinde askeri mahkeme kurulan komutan veya askeri kurum amiri tarafından her yılın Aralık ayında o mahkemenin yetkisine giren birlik ve kurum mensupları arasından bir yıl süre ile değiştirilmemek üzere seçilir."
Denilmektedir. Subay üyelerin atanması bağımsız ve tarafsız makamlarca değil, mahkemeyi kuran komutan veya askeri kurum amiri tarafından yapıldığı görülmektedir.
Genel görev:
Madde 9 - Askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler." Denilmektedir.
Genel olarak yetki:
Madde 21 - Askeri mahkemelerin yetkisi, nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin kadro ve kuruluş itibariyle emirleri altında bulunan kişiler ile adli bakımdan kendisine bağlanmış birlik veya askeri kurum mensupları hakkında caridir.
(Değişik fıkra: 29/06/2006 - 5530 S.K./8. md.)(*) Asker olmayan kişilerin asker kişilerle müştereken işledikleri suçlarda yetkili askeri mahkeme, asker kişiler yönünden yetkili olan askeri mahkemedir....."
Asker kişiler:
Madde 10 - Bu Kanunun uygulanmasında aşağıda yazılı olanlar asker kişi sayılırlar:
A) (Değişik bent: 29/06/2006 - 5530 S.K./2. md.)(*) Muvazzaf askerler; subaylar, ...," denilmektedir. Yani subaylardaki yargılama, askerliği devam edenler hakkında yapılabilmektedir.
Asker olmayan veya askerlik hizmeti sona erenlerin durumu bu kapsamda değildir.
General ve amirallerin yargılanması:
Madde 15 - General ve amirallerin askeri mahkemelere tabi suçlarından dolayı yargılanmaları Genelkurmay Başkanlığı nezdinde kurulan askeri mahkemede yapılır." Denilmektedir.
Bir suç işlendiğinin öğrenilmesi ve ilk tedbirler:
Madde 95 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5530 S.K./29. md.)(*)
Cumhuriyet savcılıklarına veya zabıta makam ve memurlarına yapılacak askeri yargıya tabi suç ihbar ve şikayetleri şüphelinin amiri olan makama gönderilir.
Askeri birlik komutanı veya askeri kurum amiri maiyetinden birinin kendisine ihbar veya şikayet olunan veyahut diğer suretle öğrendiği, askeri mahkemelerin görev alanına giren suçları hakkında şüphelinin kimliğini, isnat olunan suçu ve bu suçun delillerini gösterir bir vak'a raporu düzenler ve adli yönden bağlı bulunduğu askeri mahkemenin teşkilatında kurulduğu kıt'a komutanı veya askeri kurum amirine gönderir.
Teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıt'a komutanı veya askeri kurum amiri, suç evrakını inceledikten sonra askeri savcıya gönderir ve şüphelinin tutuklanmasını isterse bu husustaki istemini de bildirir.
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar veya gecikmesinde sakınca umulan hallerde askeri savcılar derhal soruşturmaya başlarlar. Zorunluluk halinde bu soruşturma bir disiplin subayı tarafından da yapılabilir. Bu hallerde durum derhal yetkili askeri mahkemenin teşkilatında kurulduğu komutan veya askeri kurum amirine bildirilir..." denilmektedir.
Komutan veya askeri kurum amirinin soruşturmada yetkisi:
Madde 102 - Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri soruşturma safhası hakkında, askeri savcıdan bilgi istiyebilir." Denilmektedir.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri dikkate alındığında, Askeri komutanının soruşturmanın başlatılmasında ve devamında tam yetkili olduğu ve soruşturmanın devamını istememesi halinde yasal olarak müdahale edip soruşturmayı açtırtmayabileceği anlaşılmaktadır.
Yine en yetkili Genelkurmay başkanı hakkında ise onu yargılayacak mahkeme, yargılama izni veya soruşturmayı yürütebilecek ve onay alabilecekleri makamın olmaması mahkeme hakkını ve adil yargılama imkanını ortadan kaldıracak nitelliktedir.
211 SAYILI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET KANUNU
II - Disiplin
Madde 13 - Disiplin: Kanunlara, nizamlara ve amirlere mutlak bir itaat ...demektir."
III- Astın vazifeleri
Madde 14 - Ast; ..., amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur.
Ast muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştiremez, haddini aşamaz. İcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir.
İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur.
Madde 18 - Amir; maiyetine disiplini bozan fiil ve hareketlerinden dolayı disiplin cezaları verir.
V - Emir
Madde 20 - Emirler ast tarafından değiştirilemez. ..." denilmektedir.
Dikkat edilirse mutlak itaat ve astın üste uyması, emrini tartışamaması durumu söz konusudur.
DARBE SUÇU ASKERİ CEZA KANUNUNA GÖRE CEZALANDIRILABİLİNECEK BİR FİİL DEĞİLDİR:
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU
ÜÇÜNCÜ BAP: "Cürümler ve cezaları" başlıklı kısımda "ASKERİ SUÇLAR" sayılmıştır. Bunlar arasında "Darbe" suçu sayılmamıştır.
BİRİNCİ FASIL: Hiyanet başlıklı kısımda "Vatan aleyhindeki cürümler" başlıklı 54.maddesinde : "Vatan aleyhinde bir cürüm yapan askeri şahıslar hakkında Türk Ceza Kanununun 125 inciden(bölücülük) 145 inci maddeye kadar olan maddeleri hükümleri tatbik olunur." Denilmektedir.
"Devlet kuvvetleri aleyhine cürümler" başlıklı eski TCK 146 ve devamı maddelerinin yargılama kapsamına alınmadığı, devlet kuvvetlerine Hükümete, meclise karşı yapılacak "Darbe" suçunun Askeri Ceza kanununda cezalandırıla bilenecek bir fiil olarak sayılmadığı anlaşılmaktadır.
Darbeyle ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun BEŞİNCİ BÖLÜM : "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar" başlıklı 309 ila 316. maddeleri arasında belirtilmiştir.
________ . _________
15.2- Başvurucu, "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6/1 maddesinde; "BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ BİR MAHKEME tarafından..." yargılanma hakkı ihlal edildiğini belirtmektedir.
" Bağımsız mahkeme", üyelerinin atanma ve görevden alınma usulüne, görev süresine, üyelere emir verme yetkisine sahip bir makamın mevcut olup olmadığına , üyelerin her türlü etkiden korumasını sağlayacak önlemlerin alınıp alınmadığına ve nihayet , mahkemenin "bağımsız bir görünüm" verip vermediğine bakılmaktadır.
Mahkemenin tarafsızlığının tespitinde mahkemenin kuruluş şekli, konumu itibariyle kamu oyu ve davanın taraflarına güven verip vermediği konuları önem arz etmektedir.
Mahkemeye göre 6. maddede öngörülen tarafsızlık kavramı sübjektif ve objektif tarafsızlık olmak üzere iki kategoride belirlenmelidir. Objektif açıdan tarafsızlık, mahkemenin kuruluş şekli ve konumu itibariyle taraflara güven vermesini, taraflarda mahkemenin tarafsızlığı konusunda oluşabilecek makul şüphelerin ortadan kaldırılmasına yönelik önlemlerin alınmış olmasını gerektirir.Askeri mahkemeler objektif tarafsızlık ilkesini karşılayamamaktadır. Bağımsızlık ve tarafsızlık kavramları, meslekten yargıçlar yanında meslekten olmayan subay yargıçlar içinde geçerlidir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 18 Şubat 1999 tarihli İngiltere ile ilgili bir davada vermiş olduğu kararında sıkıyönetim mahkemelerinin durumunu incelemiş ve 1996 yılında yürürlüğe giren Silahlı kuvvetler kanunundan önce görev yapan Kara, Deniz ve Hava Sıkıyönetim Mahkemelerinin gerek kuruluş gerekse askeri üyeleri açısından sözleşmenin 6/1. maddesi anlamında tarafsız ve bağımsız sayılamayacağına karar vermiştir. Ve adil yargılama hakkının ihlali olarak görmüştür.
Mahkeme 28.10.1998 tarihli Çıraklar / Türkiye ve 09.06.1998 tarihli İncal / Türkiye kararlarında Türkiye'deki Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin üç üyesinden birinin Askeri Yargıç olmasının mahkemenin tarafsız ve bağımsız mahkeme sayılmasına engel teşkil edeceğini belirtmiş. Ve Askeri Yargıçlar bu mahkemelerde bir takım güvencelere sahip olsalar da halen orduya bağlı, üstlerinden emir alan askeri disipline bağlı ve atanmalarına ilişkin kararların büyük ölçüde askeri ve idari yetkililer tarafından verildiği kişiler olması sebebiyle söz konusu mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığı endişesini haklı bulmuş ve sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiği kararını vermiştir.
Türkiye Cumhuriyeti, 22.06.1999 tarih ve 4390 sayılı yasa ile Devlet Güvenlik Mahkemelerinden Askeri Hakimleri çıkarmıştır.
Yine mahkeme Türkiye ile ilgili 25.09.2001 tarihli Arı / Türkiye, Yalgın / Türkiye, Tamkoç / Türkiye davalarında da Sıkıyönetim mahkemelerinde ki Subay üyenin ilgili sıkıyönetim ve ordu komutanının emrinde olduğunu, bağımsızlığın söz konusu olmayacağını, mahkemede yer alan askeri yargıcın da bir takım güvencelere sahip olmasına karşın, orduya tabi olduğunu askeri disipline ve sicil değerlendirmesine tabi olduğunu, atanmaları ile ilgili kararların idari makamlar tarafından alındığını, gerekçe göstererek başvuranların sıkıyönetim mahkemelerinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili endişelerinin haklı olduğuna karar vermiş ve sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiğini açıklamıştır.
15.3- "Adil yargılanma hakkı" Mahkeme önünde hak arama (Dava Hakkı)" yönünden ihlal edilmektedir.
Hak arama yolunun fiilen yahut hukuken , geçici de olsa, kapatılması veya kullanımını imkansız kılar ölçüde koşullara bağlanıp sınırlaması 6.madde hükmünün çiğnenmesi demektir.
Dava hakkının kabul edilebilmesi için, yargılama makamının tam kazai yetkiye, yani iddiayı hem fiil, hem de hukuk açısından inceleyip davanın " esası " hakkında karar verme yetkisine sahip bulunması gerekir.
Sözleşme tarafından güvence altına alınmış bulunan hak ve özgürlüklerin gerçekten, korunmuş olmaları için, devletin bunları kullanımını engellememesi yetmemekte ; Hakkın kullanımını sağlayacak uygun önlemleri/yasal imkanları da sağlaması gerekir.Bireylerin mahkeme yolunu engelleyen "İZİN" sitemi hakkın kullanımını engellemektedir.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri dikkate alındığında, Askeri komutanının soruşturmanın başlatılmasında ve devamında tam yetkili olduğu ve soruşturmanın devamını istememesi halinde yasal olarak müdahale edip soruşturmayı açtırtmayabileceği anlaşılmaktadır.
Yine en yetkili Genelkurmay başkanı hakkında ise onu yargılayacak mahkeme, yargılama izni veya soruşturmayı yürütebilecek ve onay alabilecekleri makamın olmaması mahkeme hakkını ve adil yargılama imkanını ortadan kaldıracak nitelliktedir.
IV SÖZLEŞMENİN 35.MADDESİNİN 1.FIKRASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. Nihai Karar
16. Diğer Kararlar
16.1 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2008 tarih 2007/406 soruşturma 2007/106 sayılı görevsizlik kararı
16.2 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 09.04.2008 tarih 2008/240 soruşturma no ve 2008/66 sayılı görevsizlik kararı
17. İç hukukta başka bir çözüm yolu bulunmamaktadır.
V BAŞVURUCUNUN AMACINA VE HAKKANİYETE UYGUN TATMİN TALEPLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. Başvurunun Amacı
19.1. Başvurucunun sözleşmenin 13. maddesinde korunan hakkın taraf yetkililerince ihlal edildiğinin tespitini;
19.2. Başvurucunun maddi ve manevi zararlarının tazmini ve yargılama ücret ve masraflarına hükmedilmesini sağlamaktır.
VI DİĞER ULUSLAR ARASI MAKAMLAR ÖNÜNDEKİ USULLERE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20.Bu başvurudaki şikayetler, başka bir uluslararası makama sunulmamıştır.
VII BELGELER
21.EKLER
1.Başvurucu Derneğin Tüzüğü
2. Nokta dergisinde ve Taraf gazetesinde yayımlanan darbe günlükleri
3 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na 06.04.2007 tarihinde verilmiş suç duyurusu dilekçesi
4- Suç duyurusu ile ilgili basından çıkan haberler
5-Ankara Cumhuriyet Savcılığı 18.07.2007 tarih 2007/406 soruşturma 2007/106 sayılı görevsizlik kararı
6- Genelkurmay Adli Müşavirliğine hitaben yazılan 07.04.2008 tarihli dilekçe
7-Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na 08.04.2007 tarihinde verilmiş suç duyurusu dilekçesi
8- Suç duyurusu ile ilgili basından çıkan haberler
9-. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 09.04.2008 tarih 2008/240 soruşturma no ve 2008/66 sayılı görevsizlik kararı
10-Yetki Belgesi
VII BİLDİRİM VE İMZA
22.Bu başvuru formunda vermiş olduğum bilgilerin doğru olduğunu bilgim ve inancım dahilinde beyan ederim.
ANKARA-TR
22.07.2008
Av.Emrullah BEYTAR