Anayasa Mehkemesinin aldığı Karar sorunu büsbütün Çözümsüzlüğe Hapsetmektedir

06.06.2008,Bursa

ANAYASA MAHKEMESİNİN ALDIĞI KARAR SORUNU BÜSBÜTÜN ÇÖZÜMSÜZLÜĞE HAPSETMEKTEDİR

Sayın Basın Mensupları

Ve Değerli Arkadaşlarım

Milletten aldığı yetki gereği, yasama gücüne sahip tek güç olan TBMM'nin;insan hak ve özgürlüklerinin, en temel haklarından olan inanç özgürlüğü çerçevesinde başörtülü vatandaşlarımızın kamu kurumlarından eşit hizmet alımı ve yüksek öğretim kurumlarında serbestçe okuyabilme hakkı tanıyan anayasanın 10. ve 42. maddelerinde, 411 milletvekili gibi ezici bir çoğunlukla yaptığı değişikliği iptal edip, yürürlüğü durduran anayasa mahkemesi kararı, ülkeyi krize, toplumu gerilime iten ve sorunu büsbütün çözümsüzlüğe hapseden bir karar olarak kanayan yarayı kangrenleştirmiştir.

Mevcut anayasaya göre; anayasa değişikliklerini ancak şekil yönünden inceleyebilecek olan anayasa mahkemesinin, yetkilerini aşarak, esastan incelemeye girmesi, dahası, hiç alakasız bir şekilde, anayasanın değiştirilemez maddeleri ile ilinti kurması sonucu verdiği karar, hukuki olmaktan uzak, siyasi bir karar niteliğindedir.

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; her şeyden evvel anti demokratiktir. daha evvel cumhurbaşkanlığı seçimine engel olma kastı taşıyan siyasi amaçlı 367 kararı ile olumsuz bir sicile sahip olan anayasa mahkemesi, şimdi de yasama yetkisini meclisin elinden almak istemektedir.

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; meclisi yok sayarak, işlevsiz hale getirmiş ve milli iradeyi devre dışı bırakmıştır.

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; "demokrasi bitti, Yasamaya paydos" anlayışıyla yetki gaspında bulunan ve meclise ihtiyaç bırakmayan bir karardır.

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; yargıçlar eliyle gerçekleştirilmek istenen bir darbe teşebbüsüdür

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; yargıçlar devletinin ilanıdır.

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; millet vicdanı ile örtüşmeyen, O'nu yaralayan bir karardır.

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; anayasa mahkemesinin yasal meşruiyetinin dayanaklarını ortadan kaldırmış, dolayısıyla millet vicdanında karşılık bulmayan, yok hükmünde bir karardır.

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; salt parmak acısı ile sınırlı kalmayan, öldürücü bir "darbe" olarak "adaletin kestiği parmak acımaz" sözünün güvenirliliğini ortadan kaldıran bir karardır.

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; Dışişleri Bakanı Sayın Ali BABACAN'ın "Türkiye de Müslüman çoğunluğun hakları da baskı altındadır" ifadesini haklı çıkaran bir karardır.

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; ne demokrasi, ne de insan hak ve hürriyetleri ile asla bağdaşmayan, anayasanın başlangıç maddelerini her tür değişim ve gelişime engel kabul eden ve ülkeyi laik bir dogmatizmin cenderesine hapseden bir karardır.

Anayasa mahkemesinin aldığı bu karar; Laikliği, din ve vicdan hürriyetinin güvencesi sayan bir ilke olarak değil, insan hak ve özgürlüklerine karşı konuşlandırılan, vesayet demokrasisini besleyen bir araca dönüştüren bir karardır. Elbet bu tür bir laiklik anlayışı sürdürülebilir bir anlayış olamaz/olmamalıdır.

Bütün bu nedenlerle; hükümet ve meclisi, anayasa mahkemesinin çok yıkıcı etkiler yapabilecek siyasi amaçlı bu kararına karşı şu önlemleri almaya çağırıyoruz..

1. İnsan hak ve özgürlüklerini kısmen iyileştirme amacı taşıyan anayasa değişikliklerinin bile insan hak ve özgürlüklerinin güvencesi olması gereken yargı tarafından amacından saptırılarak laik devlet düzenine karşı bir kalkışma gibi gösterilmesine meclis asla boyun eğmemelidir. Aksi halde meclis varlık nedenini kaybedecektir.

2. TBMM, derhal harekete geçmeli ve yargı darbesine karşı topyekün bir değişiklikle yepyeni bir sivil anayasa hazırlama çalışmalarına başlamalı, yasama yetkisini kullanamaz hale getiren anayasa mahkemesinin mevcut yapısını değiştirmeli yada varlığına tamamen son vermelidir.

3. Meclise yasama yetkisini kullanma imkanı bırakmayan anayasa mahkemesi kararına karşı topyekün bir anayasa değişikliği yapılmaması halinde meclis derhal "sine-i millet"e dönmelidir.

Unutulmamalı ki demokrasinin sahibi millettir ve bu millet haklarına sahip çıkmaya kararlıdır.

Bu anlamda MAZLUMDER Bursa Şubesi olarak bizler;

1. Anayasal yetkilerini aşarak, anayasayı ihlal suçu işleyen anayasa mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı,

2. İnanç özgürlüğü temelinde yıllardır sürdürdüğümüz başörtüsü yasağının kaldırılması mücadelemize diğer sivil toplum kuruluşları ile yapacağımız işbirliği ile diğer illerimizde olduğu gibi her hafta cumartesi günü yine bu meydanda sonuç alıncaya kadar "yasağa karşı sürekli eylem" yapacağımızı ilan ediyoruz.

Kamuoyuna önemle/saygıyla duyurulur.

MAZLUMDER BURSA ŞUBE BAŞKANI

HASAN ÜNAL

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2008-06-06
Okunma Sayısı : 2166
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: mazlumder[a]gmail.com | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 5587426