Anayasa Mahkemesi Hukuku Ve Millet İradesini Hiçe Sayıyor




ANAYASA MAHKEMESİ HUKUKU VE MİLLET İRADESİNİ HİÇE SAYIYOR



Anayasa Mahkemesi, Başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliğini iptal etmiş ve yürürlüğünü durdurma kararı, Hakka ve Adalete Karşı, Temel Hak ve Özgürlükleri ihlal eden bir karar olarak değerlendirmekteyiz.

Öncelikle başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılması kararı TBMM Genel Kurulu'nda, 9 Şubat 2008'de, 411 oyla kabul edilmişti. Mecliste gurubu bulunan 4 partinin 3'ü tarafından desteklenen değişiklik, halkın talep ve iradesinin bir yansımasıydı.

Anayasa Mahkemesinin Halk iradesi ve Meclis iradesini hiçe sayacak şekilde 2'ye karşı 9 oyla karar vermesini, Meclise ait olan kanun yapma yetkisine doğrudan bir müdahale ve Yetki gaspı olarak değerlendirmekteyiz.

Anayasa'da, Anayasa Mahkemesinin sadece "şekil" yönünden sınırlı bir şekilde inceleyebileceği amir hükümken, buna uyulmayıp esastan yapılan inceleme, kaynağını Anayasa'dan almayan hukukdışı bir fiildir.

Adalet dağıtması gereken yargı kurumlarının bizzat yasaları ihlal etmesi, yargı mekanizmasına olan güveni zedelediği gibi Adalet'in Mülkün temeli olduğu inancını da zedelemektedir.

Başörtüsü hakkındaki yasal düzenleme, Din ve Vicdan özgürlüğüne, kanun önünde Eşitlik ilkesine, Eğitim ve öğrenim hakkına katkı sunan bir düzenlemeydi.

Laikliğin tanımını kim yapmaktadır? Laiklik kutsal bir kavram mıdır, tartışılamaz ve ya tartışması teklif dahi edilemez mi? Hangi laiklik? Devlet dine istediği gibi müdahale eden bir yapı mıdır?

Sezer tarafından atanan 9 Anayasa Mahkemesi üyesi mi halkın iradesinin önüne geçerek hüküm kurmaktadır. O halde nerede kaldı "Millet adına karar verme" yetkisi yada hangi millet adına karar vermektedir. Laiklik, gerekçe gösterilerek temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesi kabul edilemez niteliktedir.

Tüm kanunlar, kurumlar halkın haklarını ve özgürlük alanlarını sağlamak ve korumak için vardır. Buna uyulmaması kanunları ve kurumları halk için tartışılır hale getirir. Burada değişmesi gereken halk değil kanun ve kurumlardır.

Yüksek yargı kurumlarının bildirileri ideolojik tavır olarak algılanmış, yargının siyasallaştığı yönündeki kanaatleri güçlendirmişti.. Yargı, Hakkın ve Adaletin tarafı olmalıdır. Yargı, Cumhuriyet, laiklik kavramları adına ideolojik devletin tarafı olamaz, olmamalıdır.



MAZLUMDER olarak;

-Başörtüsü sadece üniversitelerde değil, hayatın her alanında serbest olmalıdır.

-Anayasa mahkemesi kararını millet iradesine müdahale eden bir karar olduğunu,

-Kaynağını Anayasadan almayan hukuk dışı bir karar olduğunu,

-Meclisin yetkisinde olan bir konuda karar vererek, yetki gaspında bulunduğunu,

-Din ve vicdan özgürlüğü, eşitlik hakkı, eğitim hakkı ve çalışma hayatına katılma haklarını ihlal eden, ayrımcılık oluşturan bir karar verildiğini ifade ederiz.

-Anayasanın değiştirilemez maddeleri dahil olmak üzere insanı koruyan özgürlükçü bir anayasa yapılması bir zorunluluktur.



MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı
Av. Selahatin ÇOBAN

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2008-06-06
Okunma Sayısı : 2198
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: mazlumder[a]gmail.com | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 5587426