MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Recep KARAGÖZ, Almanya/Avrupa’da yaşayan başta Türkiye kökenli göçmenler olmak üzere yabancılara yönelik Irkçı saldırılar üzerine bir basın açıklaması yapmıştır.
Basın Açıklaması Metni;
Almanya/Avrupa’daki Irkçı Saldırılar Sadece Kınanmakla Geçiştirilemez!
Almanya’da yıllardan beri başta Türkiye kökenli olmak üzere yabancı ailelerin ikamet ettiği binalarda çıkan “şüpheli yangınlar”, ırkçı saldırılar ve kundaklamalar, ne yazık ki artık sıradan bir vaka olarak görülmeye başlanmıştır. Bunun sebebi, ne Federal Almanya devletinin bu konuda ciddi bir tedbir almaya çalışması, ne de Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu olaylardan dolayı gerektiği gibi tavır ortaya koyamamasıdır.
Özellikle 90’lı yılların başlarından itibaren ivme kazanarak sistematik bir saldırı halkasına dönüşen bu Neonazi terörü ve “şüpheli yangınlar”, geride Mölln, Solingen, Rostock, Dresden, Ludwigshafen gibi acı hatırâların yaşanmasına sebep olmuş, başörtülü olduğu için Merve Şerbinî adlı Mısırlı bir anne, mahkemede duruşma salonunun ortasında bıçaklanıp duruşma hakimi ve çocuklarının gözü önünde öldürülebilmiştir.
Bu noktada Fransa, Hollanda, Danimarka, Avusturya, İtalya gibi ülkeler de aynı şekilde endişe verici bir görüntü ortaya koymaktadır.
Almanya’da son olarak, Baden – Württemberg eyaletinin başkenti Stuttgart yakınlarında bulunan Rems–Murr–Kreis ilçesinin Backnang kasabasında bir Türkiyeli göçmen ailenin yaşadığı evde çıkan “şüpheli yangın”da Türkiyeli göçmen, Almanya’nın yeni yerlisi 8 insan diri diri yanarak can vermiştir.
Federal Almanya Cumhuriyeti devleti, bu tür hadiselerde olayın “kundaklama olmadığını” ispat etme çabasına gireceğine, her olaydan sonra kamuoyunun aklına neden ilk olarak “ırkçı saldırı” ihtimali geldiği üzerinde düşünmelidir. Eğer Almanya’da göçmen kökenlilerin oturduğu binalarda çıkan her yangından sonra kamuoyu “ırkçı saldırı” olabileceğini düşünüyorsa, o zaman Almanya’daki ırkçı Neonazi tehdidi ve Federal Almanya’nın göçmen politikası ivedilikle sorgulanmalıdır.
Avrupa’da “İslamofobia”, ırkçılık, ayrımcılık ve “yabancı düşmanlığı” trendinin gitgide daha da yükseldiği ve alarm seviyesinde tehlikeli bir boyuta çıktığı, ortada duran korkunç bir gerçektir. Avrupa’nın merkez ülkesi de Almanya’dır.
Federal Almanya devleti, öncelikle bu tehdide karşı inandırıcı bir mücadele ortaya koymalıdır. Bu tehdit ve endişe ortadan kaldırılmadan, “ırkçı saldırı” ile “yangın” aynı anlama gelmeye devam edecektir.
MAZLUMDER olarak, yaşanan bu elim hadiselerin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz. Çalışmak, eğitim görmek, ticaret yapmak veya başka sebeplerden ötürü Almanya/Avrupa’da yaşayan insanların yakılarak, infaz edilerek veya başka şekilde katledilerek tabutlar içinde anne/babalarının veya kendilerinin doğdukları ülkelere geri dönmemelerini yüksek sesle ifade etmek istiyoruz.
Recep KARAGÖZ
MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı