MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Üstün BOL, Almanya'da polis ile sivil halk arasında yaşanan çatışmalara ilişkin basın açıklaması yapmıştır.
ALMAN HALKININ DEMOKRATİKLEŞME TALEPLERİNİ DESTEKLİYOR ALMAN POLİSİNİN ZORBA UYGULAMALARINI KINIYORUZ !
21 Aralık tarihinde Rote Flora adlı kültür merkezinin kapatılmasını protesto eden göstericilerle Alman polisi arasında çıkan çatışmalarda 500'e yakın gösterici yaralanmış, olayların kontrolden çıkması sonucu Hamburg'un çeşitli ilçelerinde olağanüstü hal ilan edilmiştir (OHAL).
Alman polisi göstericilere basınçlı su, gaz bombası ve jopla fiziki müdahalede bulunmuş pek çok gösterici yaralanmış ve gözaltına alınmıştır. Polisin sert müdahalesi ve gözaltıları sonucu Hamburg'ta üç karakol saldırıya uğramış, sokak çatışmaları yaşanmış ve Hamburg'un Altona, Sank Pauli ve Sternschanze ilçeleri Alman hükümeti tarafından Gefahren Gebiet "Tehlikeli Bölge" ilan edilmiştir. Adı "Tehlikeli Bölge" olsa bile uygulama geçmişte benzerlerini ülkemizde yaşadığımız OHAL halidir.
Hamburg'ta polis semtlere girişleri yasaklamış, giriş yapmak isteyenlerin üzerlerini ve araçlarını gösterici olabilecekleri/gösteriye katılabilecekleri gerekçesiyle aramış, sokakta canı istediği kişilerin üzerini sebep göstermeksizin aramış ve kimlik kontrolü yapmış ve bu işlemler sonucunda 62 kişiye "Tehlikeli Bölge"ye giriş yasağı koymuştur.
Bununla da yetinilmemiş göstericileri ihbar hatları kurularak ihbar edenlere önce 8 ardından 10 bin Euro ödül verileceği açıklanmıştır. Alman polisinin barışcıl protestocuları yakalamak için yurttaşlarına muhbirlik çağrısı yapması, kişi bazında 8-10 bin avro ödül koyması Amerikan yerlilerine karşı vahşi beyazların sürdürdüğü insan avını hatırlatmaktadır.
Olayların bir haftadan fazla süredir sürüyor olmasına rağmen Alman yerel ve ulusal kanalları ile yazılı medyasında neredeyse tek satır haber yapılmaması Nazi Almanyasının baskıcı dönemlerini hatırlattığı gibi; CNN INT. gibi haber alma özgürlüğümüzün teminatı olan medya gruplarının haber yapmaması da dikkatlerden kaçmamalıdır. Dikkatlerden kaçmaması gereken bir başka husus ise Türkiye'de yayın yapan gazete ve TV'lerin (çoğunun Almanya'da ofisleri olmasına rağmen) bu güne kadar tek satır haber yazmamaları ve tek kare fotoğraf veya videonun yayımlanmamasıdır. Kendine özgür basın diyen yapıların, özgürlük anlayışlarının konjonktürel olduğu, görülmesi gereken ve görmezden gelinmesi gereken haberler olduğu da böylece "kendine özgür basın" tarafından teyit edilmiştir.
Göstericilerin kendilerine yönelik zorba polis müdahalesi karşısında sergiledikleri kimi vandalizm görüntüleri, polisin orantısız müdahalesini meşru göstermeyeceği gibi Alman hükümetinin vandalizm sayıklamasına sarılması halkın devlet kibrine, Alman yönetiminin otoriter ve sorgusuz uygulamalarına yönelik öfke ve nefretinin sonucu olan Hamburg olaylarını anlayamadığını göstermektedir.
Alman hükümetini; barışçıl protesto gösterileri düzenleyen insanların üzerine gaz bombaları, basınçlı su ve joplarla saldıran polislerini geri çekmeye, altına imza attığı uluslararası insan hakları sözleşmelerini çiğnememeye, gözaltına aldığı barışçıl göstericileri serbest bırakmaya, basın özgürlüğünü ve haber alma hakkımızı engellememeye davet ediyor; demokrasinin sadece seçimlerden ibaret olmadığını hatırlatarak katılımcı demokrasinin önündeki bütün engellerin kaldırılarak Alman halkının demokratikleşme taleplerine ket vurulmaması hususunda uyarıyoruz.
Üstün BOL
MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı