‘’Post Modern Darbe’’ olarak nitelenen ve 28 Şubat sürecinde, hükümetini devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması 2 Eylül Pazartesi günü Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde saat 10.00’ da başladı.
MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL duruşma öncesi basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Eğitim Bir-sen, Başkent Kadın Platformu, Özgür Eğitim Sen, Ahde Vefa Platformu ve İlkder destek verdi.
Ayrıca 28 Şubat'ta idamla yargılanan Hüda KAYA, 14 yaşında terör örgütüne üyelikten tutuklanan Yakup KÖSE ve evlenmesinin üzerinden birgün geçtikten sonra göz altına alınıp dokuz yıl sonra bırakılan Tayyar Tercan'da konuşma yaptılar.
ADALET YERİNİ BULMALIDIR
28 Şubat 1997 yılında post modern olarak tabir edilen bir darbe yapıldı. TSK içinde yapılanan bu darbeci örgüt, medyadan akademik dünyaya, meslek kuruluşlarından bazı derneklere kadar geniş bir yelpazeyi kullanarak hazırladığı olağanüstü zeminde seçilmiş hükümetin istifasını ve teamüllere aykırı şekilde yeni bir hükümetin kurulmasını sağladı. Ekonomi dibe vurdu, hazinenin ve birçok bankanın içi boşaltıldı. Bu dönemde “irtica” brifingleri verilen bir kısım hakim ve savcılar “bağımsızlık ve tarafsızlığı” rafa kaldırarak ideolojik hükümler verdi.
Talimatlarla verilen müebbet ağır hapisler, başörtülü memurların işten atılması, eşi tesettürlü olan kamu görevlilerinin sürgünleri, memurların özel hayatlarının dindarlık tespiti için izlemeye alınması, meslek liselerinin sadece imam hatipleri yok etmek için kapatılması, dindarların kurduğu bazı vakıfların sudan bahanelerle kapatılarak mallarına el konulması, hepsi bu dönemin ürünleri idi. Bin sene sürecek diyorlardı, on senede bitti, on beş senede ise yargı önüne çıkarıldılar. Çünkü hak ve adalete değil, zorbalık ve zulme dayanıyorlardı.
Bu post modern darbenin önde gelenleri yargılanıyor.103 sanık 2 Eylülde Ankara 13.Ağır Ceza Mahkemesinde hâkim önüne çıkacaklar. Ancak medyada, akademik dünyada, bazı meslek kuruluşlarındaki işbirlikçilerine uzanacak şekilde tahkikat derinleştirilmeli ve ek iddianame ile dava açılarak bu davaya dâhil edilmelidirler. Aksi takdirde canlı bir bünye gibi olan toplumun temizlenmesi eksik kalacak ve sosyal bünyeyi rahatsız edecektir. Darbeyi ve darbecileri sonuç veren hastalıklı devlet yapılanması ve sosyal bünye, şeffaf ve denetlenebilir bir devlet dizaynı ile toplum ayağı ise iyi bir eğitim, bilinçlenme ve farkındalık çalışması ile düzeltilmelidir.
28 Şubat mağdurlarının durumlarının düzeltilmesine ilişkin çalışmalar sonuçlanmalı ve tüm mağduriyetleri giderecek şekle dönüştürülmelidir. Mahkum edilmiş veya halen cezaevlerinde tutulan, Salih Mirzabeyoğlu gibi mahkumlar yeniden yargılanmalıdır.
28 Şubat tahkikatı derinleştirilmeli ve tüm uzantılarının tespiti ile davaya dâhil edilmeleri sağlanmalıdır. Adil bir yargılama neticesinde de suçluluğu sabit olan tüm sanıklar, hak ettikleri cezayı çekmelidirler. Derneğimizin bu konudaki “28 Şubat siyasi kararları iptal edilsin”kampanyasında talep ettiğimiz gibi tüm siyasi kararlar iptal edilerek, yargılamalar yenilenmeli, adil yargılama ile sonuca gidilmelidir. Adalet yerini bulmalıdır.